Cüneyt Onur Her mimari tasarım aynı soruyla başlar: Bu mekânda nasıl bir hayat yaşanacak?

Bu soruya bir üslupla değil, bir yöntemle cevap veriyoruz. Çünkü her tasarım, doğru analizle başlar. Bu yüzden ilk adımımız bir çizim değil, bir okumadır.
İlk çizgi
İnsanın ilk evi bir mağaraydı. Duvarı da planı da yoktu. Ama yine de bir içi ve bir dışı vardı. Dışarıda rüzgâr ve karanlık; içeride ise ateş ve uyku.
Eski Mısır’da “ev” kelimesi tek bir işaretle yazılırdı: tek odalı, tek kapılı bir planın çizimi. Aslında bugün de çizdiğimiz şey özünde değişmedi. İnsanı dünyadan koruyan, ama onu dünyaya bağlamayı da bilen bir iç mekân.
Bugün ise o çizgiyi bir arsa, bir yönetmelik ve bir bütçe birlikte belirliyor.
Analiz: mimari tasarım insana, arsaya ve yatırıma bakar
Analiz önce insana bakar. Orada kim yaşayacak, nasıl yaşayacak? Tek başına yaşayan birinin evi ile üç kuşağın buluştuğu bir ev aynı sorudan çıkar. Ancak aynı cevaba varmaz.
Sonra arsaya bakar. Burada topoğrafyayı, yönü, manzarayı, rüzgârı ve komşuluğu okuyoruz. Örneğin kadastro çapı arsanın sınırlarını gösterir. İmar durumu ise o sınırların içinde ne yapılabileceğini söyler: emsal, TAKS, kat yüksekliği ve yaklaşma mesafeleri. Ayrıca kot-kesit, binanın yola ve araziye göre hangi seviyede oturacağını belirler.
Bu çerçeveyi Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği çizer. Ayrıca İstanbul gibi büyükşehirlerde belediyenin kendi imar yönetmeliği de bu çerçeveye katılır.
En son yatırıma bakar. Emsal, ne kadar inşa edilebileceğini söyler. Öte yandan brüt inşaat alanı yapının tamamıdır. Net alan ise sonunda gerçekten yaşanan yerdir. Yatırım ile kullanıcı bu sayılar arasındaki dengede buluşur. Sonuç olarak kalıcı değer de o dengeden doğar.
Konsept: analizden çıkan fikir
Mahremiyet ihtiyacı eğimli bir arsayla karşılaştığında ne olur? Bir imar sınırı bir manzarayla çeliştiğinde hangisi yön verir? Kısıtların nerede fırsata dönüştüğünü bu sorular gösterir.
Konsept, analizin tek cümleye inmiş hâlidir. Bu nedenle sonraki her karar o cümleye geri döner.
Mimari tasarım: fikrin yapıya dönüşmesi
Mimari tasarım, konseptin plana, kesite, malzemeye ve ışığa çevrilmesidir. Bu nedenle bir stilden ya da referans görselden başlamıyoruz. Aksine stil, mekânın kendi hikâyesinden çıkar.
Mimari projede statik, mekanik ve elektrik projelerini de bu aşamada birlikte koordine ediyoruz. Çünkü görünmeyen sistemler, görünen mekânla çelişmemeli.
Aynı yöntem, farklı yapılar: otel ve ev
Bir otel ile bir ev aynı arsada, aynı emsalle yükselebilir. Mimari tasarım yöntemi de aynıdır. Fakat analiz farklı şeyler söyler.
Otel her gece başka insanları ağırlar. Lobiden odaya uzanan bir mahremiyet sıralaması vardır. Misafirin hiç görmediği bir servis tarafı da vardır. Bu yüzden dayanıklılık, bakım ve yangından kaçış en baştaki kararlardır. Buna karşılık ev yıllarca aynı insanları taşır. Orada ölçü akış değil, alışkanlıktır.
Örneğin iç mimarisini tasarladığımız Provia Hotel‘de amacımız misafirin kendini evinde hissetmesiydi. Yine de bir otel o duyguyu evden ancak ödünç alabilir.
Bertan D. Evi: eğimden doğan mahremiyet
Yalıkavak’ta, Sandima Köyü’nün yanında eğimli bir arsa. Hollanda’da uzun yıllar yaşamış, emekli bir çift. Yazları gelen çocuklar ve onların aileleri.
Analiz bize iki ihtiyacı birlikte gösterdi: bir arada olmak ve kendi alanına çekilebilmek. Arsanın eğimi ise ilk bakışta bir zorluktu. Sonunda konsept bu ikisini birleştirdi: birlikte ve ayrı.
Bu yüzden ortak hayatı mutfak ve havuz çevresinde topladık. Her çocuğun ailesine ise ayrı bir misafir evi verdik; her biri farklı bir kotta, kendi terasıyla. Böylece eğim bir sorun olmaktan çıktı ve mahremiyeti kuran şey oldu. Ayrıca cephedeki yöresel taş da evi bulunduğu yere bağlıyor.
Bertan D. Evi projesini inceleyin.
Tankut Y. Evi: bir tutkunun etrafında
Bursa Kemalpaşa’da bir at çiftliği. Günü atlarla başlayıp atlarla biten bir ev sahibi.
Analiz bize bir konut programından çok bir yaşam ritmi gösterdi. Ev, doğayla ve atlarla iç içe bir hayatı taşımalıydı. Üstelik konforundan da ödün vermemeliydi. Konsept, İngiliz kır evinin karakterini çağdaş bir dille yorumladı.
Tasarımda doğal tuğla, ahşap ve koyu metal detayları bir arada kullandık. Peyzajı ise yapı araziden kopmayacak şekilde kurguladık.
İki proje de kırsalda bir konut. Yine de birbirine hiç benzemiyorlar. Çünkü analizleri benzemiyor.
Tankut Y. Evi projesini inceleyin.
Uygulama ve sonuç: mimari tasarım zamanla sınanır
Uygulama, tasarım kararlarının sahada bozulmadan hayata geçmesidir. Mimari projede ruhsat projesini biz hazırlıyoruz. Uygulama ise belediye ruhsatıyla başlıyor.
Sonuç ise yıllar içinde ortaya çıkar. Örneğin Bertan D. Evi’ni 2004’te tasarladık. Bugün içinde kim yaşarsa yaşasın, o evin planı aynı fikri taşır: birlikte ve ayrı. Bizim için sonuç, bir yapının kendisini doğuran fikri zamana rağmen taşıyabilmesidir.
Goethe mimarlığı “donmuş müzik” olarak tanımlar. Biz ise bunu biraz farklı okuyoruz: Her mekân, içinde hayat başladığında yeniden çalınan bir partisyondur.
1993’ten bu yana 400’ü aşkın projede aynı mimari tasarım yöntemini izliyoruz; restoranda, otelde ve konutta. Restoran yazılarımızda anlattığımız mekân seçimi ve teknik altyapı yaklaşımı da bu düşüncenin parçası. Mimarlık hizmetimizin kapsamını ise Mimarlık Hizmeti sayfasında bulabilirsiniz.
Diğer Yazılarımız
- Restoran İşletme Maliyetleri: Ciro Nereye Gidiyor?
- Kabuğun İçindeki Hayat: İç Mimarlıkta Duygu ve Aidiyet
- Restoran Açma Maliyeti Nasıl Hesaplanır?
- Restoran Teknik Altyapısı: Havalandırma, Elektrik, Su ve Mutfak Sistemleri
- Restoran İçin Mekân Nasıl Seçilir? Lokasyon, Metrekare ve İşletme Açısından Mekân Analizi
- Restoran Tasarlamak: Bir Mekândan Çok Bir Deneyim Tasarlamak
- Restoran ve Kafe Aydınlatması: Işıkla Atmosfer Tasarlamak


